Cumhuriyet Halk Partisi 22 mart 2009 pazar günü saat 10:00 da başlayacak olan Büyük Istanbul Mitingini saat 11:50 civarında başlattı. Chp nin mitinglerinde geçmişten bu yana yer alan mevcut bulunan en büyük kalabaklıklardan birtanesi de Çağlayan meydanında toplanmış bulunuyor. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal mitingde yaptığı konuşmada hükümet’e  ve Tayyip Erdoğan’a yüklenmeye devam ettiği gibi ekonomik göstergelerin sonuçlarına dikkat çekecek sorular sorarak mitinge katılanları miting psikolojisine dahil ederek çoşturdu. Mitingin adının Büyük istanbul mitingi olmasından da anlaşılabileceği gibi nicelik olarak büyük bir kalabalık mevcut , Çağlayan’da.

Baykal ile birlikte Kemal Kılıçdaroğluda istanbul mitinginde istanbul il başkanı Gürsel Tekin ile birlikte yerini aldı. Mitinge katılanların çoğunun ellerinde Kemal Kılıçdaroğlunun fotografları olan filamalar var. Istanbul Büyükşehir belediye başkanlığı için yoğun çalışma yapan Chp istanbul il örgütü ve Kılıçdaroğlu adaylık sürecünün başlamasından bu yana oldukça yoğun çalıştılar ve bu çalışmanın ürünü olarak Büyük istanbul mitinginde büyük bir kalabalık topladılar.

Ekonomik kriz ile ilgili olarak açıklanan paketleri Chp nin önerdiğini şleri süren Baykal Tayyip Erdoğanın bunları uygulamakta geç kaldığını iddia etti.Konuyla ilgili olarak Baykal ın espirili sorularından bir tanesi de ;

” Bunun ampulu neden geç yanıyor ” oldu. 

chp, cumhuriyet halk parti partı partisi partısı 22 mart 2009 pazar gün günü gun gunu günkü gunku gunki günki büyük istanbul buyuk ıstanbul büyük istanbul miting mıtıng mitingi mıtıngı mitink toplantı toplantısı buluşma bulusma buluşması bulusması baykal deniz baykal kemal kılıcdaroglu kılıçdaroğlu gürsel tekin gursel tekın ne dedi dediler dedı dedıler söylediler söyledi soyledı konuştu konuştular konustu söylendi soylendı video vıdeo videosu vıdeosu izle seyret yükle yukle dinle ara bul haber haberi haberleri haberini haberlerini haberını haberlerını nerede nerde nasıl kim kım ne şekilde sekılde

Tags: , ,

kjm on Mart 5th, 2009

Aralık, Ocak, Şubat derken Mart geldi kapıya dayandı. 2009′un Mart ayı başka yıllara benzemeyecek gibi görünüyor. Malum yerel seçimler ayın sonuna doğru hepimizin tek gündem maddesi olacak. Öncelikli olarak seçim sandıklarını bulmak için benim gibi birçok kişi internete hücüm edecek. On yıldır Valideçeşme’de oturan ben geçen referanduma kadar oyumu hep İ.T.Ü İşletme Fakültesi’nde verdim. Derken geçen Ağustos’daki referandumda, ‘nasıl olsa sandık yerim değişmemiştir’ düşüncesiyle seçmen listelerini önceden muhtarda kontrol etmeden İ.T.Ü’ye gittim ve elim damgasız evime geri dönmek zorunda kaldım. Evlilik sonrası nedenini anlayamadığım şekilde kütüğümle beraber ikametgahım da İlhan’nın nüfus kütüğünün bulunduğu Eyüp’e taşınmış. Şimdi YSK’nın sitesinden baktığımda seçim bölgem Eyüp görünüyor. CHP’nin Eyüp Belediye başkanı adayı halen Arnavutköy ilçe teşkilatının başındaki Ali İhsan Ercan’mış. Benim Eyüp’te oy vermemle hiç kimse olmasa bile CHP’nin +1 oy alacağı kesinleşmiş sayılır. Gelelim AKP’nin adayına. Yıllarca Eyüp’e bağlı bir işyerinde çalıştığım için AKP’nin mevcut belediye başkanı Ahmet Genç’in Eyüp’teki saltanatını yakından biliyorum. Ahmet Genç denen zat ilçedeki sokak isimlerine bile Genç ailesinin büyüklerinin adlarını vermeye başlayacak, belediyede sadece yedi göbek akrabalarını istihdam etmeye varacak kadar iktidar sarhoşu, kendini kaybetmiş bir vatandaşımızdır. Son dönemde %90′ı AKP sempatizanı olan Eyüp halkı dahi belediye başkanlarına “yuh” diyordu, nihayetinde bu seçimlerde AKP yönetimi de Ahmet Genç’in icraatlerine bir “çüş” çekti ve yerine aday İsmail Kavuncu’yu gösterdi.

Memleketim Ankara’ya gelince, doğrusu soldaki ittifaktan ve tek adayla yerel seçim yarışına girilmesinden çok memnunum. Melih Gökçek’in mütevazi bir memur kenti olan Ankara’yı nasıl görgüsüzlüğün en önde gideni, berbat bir şehire çevirdiğini, kendi hukuk tanımazlığı, saygısızlığını nasıl Ankara’nın gündelik hayatına yansıttığını bifiil gördüm, yaşadım. Son iki yıl içinde iki defa Ankara’ya gittim ve hayatımda hiçbir zaman bu kadar berbat, güvensiz, ne olduğu belirsiz bir trafik sistemi içinde kendimi bulmadım. İstanbul’un trafik kalabalığı bir yana, Ankara’nın kim kime dumduma yolları bir yana. Gerekli hiçbir yerde trafik işareti, trafik lambası, yaya geçidi bulunmayan bir şehir düşünün. Örneğin bir dört yol ağzına geliyorsunuz, hiçbir yönde, yerde trafik işareti, lambası yok. Atıyor otomobiller kendilerini meydana. Şaka gibi. Hele gece düşünün, siz burnunuzu çıkartıyorsunuz ufacık, biri alıp götürüyor sizin ön tarafı … Melih Gökçek’in oğlunun belediyede iyi paralar karşılığı iş bitirdiği ve benim Mülkiye’den mali müşavir arkadaşıma “eğer bir işin varsa ufak bir meblağa hallederiz” şeklinde teklif geldiğini biliyorum. Doğal gaz kepazeliği, sayaç yolsuzluğu ortada. EY ANKARA HALKI, böyle ahlaksız bir adama oy vermeyi kesin artık, adamın her tarafından yalancılık, saygısızlık, ahlaksızlık akıyor. Halen MHP’den Beyşehir belediye başkanı olan Mansur Yavaş’ın çok parlak bir yönetici olduğunu okuyorum. Karayalçın veya Yavaş olabilir ama Melih Gökçek’i tekrar seçmek Ankara’nın, Ankara’lının kendisine saygısızlığıdır. Yazıktır. Yapılan anketlerde Karayalçın ile Gökçek arasında ufak bir fark olduğu söyleniyor. Lütfen sadaka kültürünün baş temsilcisi olan Gökçek’in üç çuval kömür, bir paket un-şekerine tav olmayın, “iktidar bizde, beni seçmezseniz …” tarzındaki tehditlerine pabuç bırakmayın, kurtulun bu musibetten.

Yazımın final bölümünde ise İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adaylarından bahsetmek istiyorum; AKP’nin adayı mevcut belediye başkanı Kadir Topbaş, CHP’nin adayı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP’nin adayı Ahmet Turgut ve SP’nin adayı Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu. MHP’nin adayı üniversite hocası olan bir şehir bölge planlamacısı, SP’nin adayı ise milli görüşün en kemik isimlerinden ve İstanbul’u dünyanın ahlak başkenti yapmayı vadeden bir psikiyatr. MHP ve SP’nin adayları olsa olsa AKP’nin adayı Kadir Topbaş’ın oylarını bölebilir. Bu anlamda seçimlere bir ay kala Mehmet Bekarooğlu’nun bir atak içinde olduğunu görüyoruz. Dilerim ileri sürdüğü ve süreceği yolsuzluk dosyaları savcılığa ulaşır ve gerekli işlemler bir an önce başlar. Zaten şu an itibariyle büyükşehir belediyesine ait 23 şirketin faaliyetlerine dair o kadar çok şaibe var ki, seçimin sonucu ne olursa olsun bu şirketilerin peşi bırakılmamalıdır.

Bir büyükşehir belediye başkanının ilk yapması gereken işlerden biri eğer yoksa ilgili şehrin İmar Planını çıkarmaktır. Ne Melih Gökçek, ( ki 15 yılı aşkın süredir Ankara’nın başındadır), ne de Kadir Topbaş her nedense ( !!! ) bu imar planlarını netleştirmemiştir. Acaba neden ? Cevabı rant olmasın ?! Bu konuda Arkitera web sitesinden okuduğum kadarıyla kendisi de aslen mimar olan Kadir Topbaş’ın başa ilk geçtiği dönemde meslekdaşlarına bir toplantı esnasında ilk işinin İstanbul’un İmar Planı çıkartmak ve bunu internette yayınlamak olacağını” söylemiş ancak o gün, bu gündür okunması imkansıza yakın ozalitlerin bulunduğu bir siteden daha öteye geçilmemiş. Ve geçtiğimiz günlerde merhum Hasan Doğan’a ait olan ve vefatından önce Futbol Federasyonuna bağışlayacağını belirttiği araziye alışveriş merkezi yapma girişimi son anda durdurulmuştu. İstanbul’da yeşil alan hemen hemen kalmamıştır, biz farkında değiliz ama 10 yıl sonrasına yatırım, kimbilir hangi araziler kimlere peşkeş çekilmiştir? Sayın Topbaş daha yeterince yedirtememiştir ki, İmar Planını açıklasın. Bir beş sene daha kalırsa belki biraz biraz doyarlar ‘Deniz Feneri kaçağı’ AKP aşireti olarak  …

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 10 milyar dolarlık bir para döngüsü var ve bu döngünün hesabı kitabı açık değil. Diğer taraftan Kadir Topbaş ‘şu kadar köprü yaptım, şu kadar yol asfatladım, şu kadar otobüs aldım’ gibi sayılarla ulaşıma yönelik yaptığı artıları telaffüz ederken, neden asıl gerekli olan  “İstanbul Trafik Politikası”ndan söz edememektedir? Topbaş İstanbul gibi bir megakent için özgün yönetim politikaları üretememektedir. Belediye faaliyetleri planlı şehirleşme yolunda “müteahhitlik” dışında hiçbir açılım getirmemektedir.

Kılıçdaroğlu için “ondan belediye başkanı olamaz” diyenler sanki kimdi ? R.Tayyip Erdoğan belediye başkanı olmadan önce ne iş yapıyordu ? Peki Topbaş mimari eğitimi almış bir muhallebici olarak İstanbul’a aldığı eğitimi ne derece yansıtabilmiştir? Ben İstanbul’da yaşayan bir vatandaş olarak Topbaş’ın mimarlığına dair etrafta hiçbirşey göremiyorum. Trafik deseniz hiç yazmayayım daha iyi.

Kılıçdaroğlu’nun vaadlerine gelince; üçlü belediye yönetim modeli ( belediye başkanı, belediye başkanı genel sekreteri, il meclisi başkanı ), ucuz doğalgaz, 80 kilometre metro, şeffaf belediye, İstanbul İmar Planının acilen çıkması, her ailede en az bir sigortalının bulunmasına yönelik isdihdam politikası, Tuzla ile ilgili özel proje öncelikli aklıma gelenler arasında.

İstanbul’da Kılıçdaroğlu Topbaş’a yüklendikçe, Topbaş’ın yıllardır beyinlerimizde çizdiği o ağırbaşlı imaj siliniyor, yerini geniş burun delikleri yelken gibi açılmış, büyük ağızından tükürükler saça saça küstahça, saldırgan konuşmalar yapan yavan bir politikacı alıyor, adeta öz be öz liderine dönüşüyor ; “Kasımpaşalılaşıyor”

Tags: , , , , ,

29 Mart yerel seçimleri yaklaşırken nerede oy kullanacağınızı öğrenmek için aşağıdaki link’i tıklayın, TC Kimlik numaranızı ve resimdeki harfleri kutuya yazın oy kullanacağınız yeri öğrenin.

http://www.ysk.gov.tr/ysk/index.html?ver=82

Tags: , , , , , , , ,

kjm on Şubat 28th, 2009

SP Genel İdare Kurulu Üyesi Fatih Erbakan, parti seçmenin yok olma ve var olma seçimi olduğunu belirterek, “Partinin amblemine, rengine, albenisine, genel başkanının külhanbeyliğine, afrasına, tafrasına bakarak seçilmeyeceğini anlatmamız lazım” dedi.

MENFAATLERİ İÇİN DÖNENLER

 

Necmettin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan, partisinin Zonguldak’taki belediye başkan adaylarının tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıda konuşan Erbakan, siyonizmin, sömürü düzeninin tüm dünyayı 7- 8 kollu bir canavar gibi sardığını söyledi. Bazılarının kendi menfaatleri uğruna 180 derece dönüş yaparak oy kullandığını kaydeden Erbakan, 29 Mart seçimlerinde haksızlıklara karşı oy kullanmanın bilincinde olarak oy kullanılması gerektiğini söyledi.

Başbakan Erdoğan’ı da eleştiren Erbakan, şöyle dedi:

“Parti seçerken asıl ilmi kriterlere, projelere ve bugüne kadar ne yaptığına bakılmalı. Parti ancak böyle yapılarak seçilmelidir. Partinin amblemine, rengine, albenisine, genel başkanının külhanbeyliğine, afrasına, tafrasına bakarak seçilmeyeceğini anlatmamız lazım. Bu düşünüldüğü zaman da tabii ki SP seçilmelidir. Çünkü SP dışındaki tüm partilerin temsilcileri de kendileri söylüyorlar, malasef adını direkt söylemeseler de siyonizmin, bu haksız sömürü düzenini sürdürmek, bazı ufak tefek değişiklikler, yenilikler yaparak bu sistemi sürdürmek peşindedirler.”

‘RÜZGARLARA İHTİYACIMIZ YOK’Milli görüş belediyeciliğinin efsane hizmetler yapmış bir belediyecilik anlayışı olduğunu savunan Erbakan, şöyle devam etti:

 

“İnşallah geçmişte olduğundan daha da mükemmel bir şekilde 29 Mart’tan sonra Zonguldak’ta ve tüm Türkiyede bu hizmetleri yeniden yapacağız. Milletimizin teveccühünü bir kez daha kazanacağız. Endişeniz olmasın. Sizleri bir takım işbirlikçi medyanın yaptığı haberler korkutmasın. Bizler milli görüşçüyüz. Bizler tarihimizde hep rüzgarlara karşı yarıştık. O bahsettikleri rüzgarlar hiçbir zaman bizim arkamızdan esmedi. Biz bileğimizin gücüyle, Allahımızın yardımıyla kazandık. İnşallah 29 Mart’ta yine kazanacağız. Bizim rüzgarlara ihtiyacımız yoktur.”

Tags: ,

kjm on Şubat 28th, 2009

ANKARA- Ankara’da Büyükşehir belediye başkanlığı için yaşanan seçim yarışı adeta savaşa döndü. Bugün Sabah Gazetesi’nin Ankara ekinde manşetten bir fotoğraf yayınlandı ve ortalık karıştı. Fotoğraf Beypazarı’nın görüntüsünün arka fona yerleştirilerek, Beypazarı çöplüğünden çekilen bir görüntüydü. Beypazarı’nın aslında iyi yönetilmediği, çöp içinde olduğu ve susuzluk çektiği eleştirilerinin yapıldığı şeklindeki haberin mevcut Beypazarı Belediye Başkanı ve MHP Ankara Anakent belediye başkanı Mansur Yavaş’ı hedef aldığı ve ‘kasıtlı’ bir haber olduğu ileri sürüldü.

 

BEDAVA DAĞITILDI
Gazetenin Ankara’nın tren garları, otobüs durakları ve metro istasyonlarında bedava dağıtıldığı ve bedava dağıtılan bu gazetelerin parasının da Melih Gökçek tarafından ödendiği ileri sürüldü. Bunun üzerine hem Mansur Yavaş hem de Beypazarı Belediye başkanlığı açıklama yaparak, Gökçek’i ve Sabah Gazetesi’ni suçladılar.

BEYPAZARILILARDAN TEPKİ
Sabah Gazetesinin Ankara ekinde yayınlanan “İşte Beypazarı” başlıklı haber üzerine Belediye’den yapılan açıklamada, haberin Beypazarılılardan büyük tepki aldığı belirtilerek, “Beypazarı’nın kamuoyundaki örnek ilçe imajını zedelemek amacıyla yapılan asılsız bir haberdir. Sabah Gazetesinin Ankara’nın en yoğun bölgeleri olan metro durakları, Tunalı Hilmi Caddesi, Ulus ve Halk ekmek satış noktalarında ücretsiz olarak dağıtılması karalama haberinin planlı olarak yapıldığı iddialarını güçlendirdi” denildi.

HANİ ÇÖPÜ BİLE TURİSTİKTİ?
Aynı gazetede 2007 yılında çıkan “Beypazarı’nın Çöplüğü Bile Turist Çekiyor” başlıklı haberi hatırlatan Beypazarı Belediyesi yetkilileri, iki haber arasındaki çelişkiye dikkat çekti. Beypazarı Kültürünü ve Turizmini Geliştirme, Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Yaşar Kurtuluş da; basın duyurusuyla haberi kınadıklarını belirterek, ilçeleri ve Belediye Başkanları Mansur Yavaş ile gurur duyduklarının söyledi.

KATI ATIK PROJESİ
Öte yandan İller Bankası’ndan yapılan açıklamada, 2007 yılında Beypazarı Belediyesi tarafından başvurusu yapılan Katı Atık Bertaraf Tesisinin proje çalışması üç ay içerisinde teslim edilerek, yapımına başlanılacağı belirtildi. Beypazarı Belediyesi’nin Türkiye’de düzenli depolama için çalışmalara başlayan nadir belediyelerden biri olduğunu söyleyen İller Bankası yetkilileri 3225 Belediye’den sadece 34 Belediyenin katı atık bertaraf tesisi olduğu bunların çoğunun da Büyükşehir Belediyesi olduğunu belirttiler. Proje kapsamında şimdiki vahşi depolama alanın da rehabilite çalışmasının yapılarak kullanıma kazandırılabileceğine değinen yetkililer Beypazarı Belediyesi’nin konuya hassasiyetle yaklaştığının altını çizdiler.

YAVAŞ : “ASILSIZ VE KASITLI”
MHP Ankara Büyükşehir belediye Başkan adayı ve Beypazarı Belediye Başkanı Mansur Yavaş da bir açıklama yaptı. “Bizim Beypazarı’nda neler yaptığımız, Beypazarı’nı nereden nereye getirdiğimiz herkesin malûmudur.
Bu tür yazılar beni yıpratmaktan çok Beypazarı’nda gelen turistlere emeğiyle ürettiği ürünleri satan kadınlarımızın zararına olmaktadır” diyen Başkan Yavaş, şunları söyledi:
SİPARİŞ HABER
“Bu haberin ne maksatla “yaptırıldığı”, “sipariş edildiği” çok açık. Ankara’daki yarışın nasıl sonuçlanacağını, bizim gibi, bu haberi “yaptıranlar” da görüyor artık. Ankara’yı tapulu arazisi zanneden “ben yaptım, oldu” zihniyeti, yolun sonunu gördü. Artık, Ankaralıları “beni seçmezseniz, o seçilir” sopasıyla korkutamayacağını anladı.
KENDİ KOKUNA BAK
Beypazarı’nda “koku” arayanların oturdukları koltuklardan, üstlerinden başlarından yükselen kokuyu bütün Ankaralılar biliyor; Beypazarı’ndaki dönüşümü “makyaj” diye hafife almaya cüret edenler, dökülen makyajlarına dönüp bakamıyorlar bile.
ÇAMURDA DEBELENENLER
Bizim çamurla işimiz yok. Çamurun içinde debelenenler, etraflarını saran, üzerlerine bulaşan çamurdan bir avuç da bize atmaya çalışıyorlar. Ama onlar da biliyor ki, bizim geçmişimizde çamurdan eser yok; üstümüz, başımız temiz. Sağa, sola atarak kendi çamurlarını temizleyemezler.
SALDIRI SÜRECEK
Bu tür saldırıların çirkinleşerek devam edeceğini biliyoruz. Aldığımız haberlere göre birilerini birtakım menfaatlerle TV’lere çıkarıp saldırılarını sürdürecekler. Ancak biz uslubumuz asla bozmayacağız.”

Tags: , ,

kjm on Şubat 28th, 2009

Baykal, Diyarbakır için Erdoğan’a yüklendi Başbakan Sakarya’dan cevap verdi.
İşte Erdoğan’ın Baykal çağrısı;
Başbakan Tayyip Erdoğan, dün 11’inci seçim mitingini yaptığı Sakarya’da CHP Lideri Deniz Baykal’ı ve medyayı hedef aldı. “Bana medya değil, milletim oy verecek” diyen ve Diyarbakır’da kendisi için alınacak tedbirlerin aynısının Baykal’a da sağlanacağı güvencesini veren Erdoğan, “Er meydanı burası. Buyur Diyarbakır’a” çağrısında bulundu.

 

İşte Erdoğan’ın Sakarya’daki o sözleri;Anamuhalefetin lideri diyor ki, ’Başbakan niçin Diyarbakır’a gidiyor, orayı karıştırmaya gidiyor’ diyor. Böyle siyasetçi olur mu ya, böyle bir genel başkan olur mu? Ne demek? Sen de gideceksin. Efendim Başbakan’ın güvenlik güçleri varmış. Sayın Baykal sana sesleniyorum, Tayyip Erdoğan için hangi güvenlik tedbirleri alınıyorsa senin için de alınır. Buyur Diyarbakır’a. Biz hiçbir siyasi parti liderimiz için böyle bir güvenlik zafiyeti yaratmayız. Aynı imkanlar onlar için de alınır. Sen zaten Sivas’tan öteye kaç kere gittin ki!
EVCİLİK OYNAMIYORUZ

Biz siyaset yapıyoruz, mahalle arasında evcilik oynamıyoruz. Gereği neyse bunu yapacağız. Ve tamamına aynı dille aynı samimiyetle aynı birlik ve beraberlik mesajıyla konuşuyoruz. 60 ilimizde bu şekilde bizzat miting yapmayı planlamıştım, şimdi 66 oldu. Kalan illere de arkadaşlar gidecekler. Peki diğer siyasetçiler nerede? Onları halkın içinde gördünüz mü?

MEDYA OY VERMEYECEKSayın Baykal diyor ki, gel medyada tartışalım. Bana medya oy vermeyecek, milletim oy verecek milletim. Ben milletin sohbetine geliyorum. Ha yeri geldiği zaman televizyonlara da çıkar, medyayla da görüşmelerimi nasıl bundan önce yapıyorsam bundan sonra da yaparım. Ama burası er meydanı. Siyasetin er meydanı, hodri meydan. Buraya gel. Burada bindirilmiş kıtalar yok. Orada Ankara’da otur çamur siyaseti, iftira siyaseti, karalama siyaseti yap. Gazeteler, medya üzerinden halkla ilişki kurmaya çalış.ÇAMURUN İÇİNDELERBiz ne dedik? Medyadan kılavuz olmaz dedik. Bakın işte olmuyor. Ne dedik? Çamur siyaseti yapıyorlar, çamurun üzerinde oturup bize çamur sıçratıyorlar dedik. Dediğimiz doğru çıktı mı? Üzerinde oturdukları çamurun içinde battılar mı? Üzerinde oturdukları çamurun içinde şimdi debelenmeye başladılar.
ÇALANIN AVUKATI OLMA

Siz bunları çok iyi biliyorsunuz. 17 Ağustos’ta Sakarya’da deprem oldu, Ankara’da bunlar enkazın altında kaldı. Bu millet o günleri unutmadı. Allah aşkına böyle muhalefet olur mu? Çık milletin karşısına, çık milletle konuş. Gel halkın arasına gir, niye girmiyorsun. Çetenin, mafyanın hukuk dışılığın karanlık güç odaklarının avukatlığını yaparak muhalefet olur mu? Vergi kaçıranların, milletin hazinesini yağmalamayanların, tüyü bitmedik yetimin hakkını çalanların avukatlığını, sözcülüğünü yaparak muhalefet olur mu? Ya bir kere de milletin adına bir şey söyle. Bir kere milletle aynı istikamete bak Allah aşkına ve bir kere de gel milletin avukatlığını yap. Yok. Biz hortumculara değil, halkımıza, çocuklarımıza veriyoruz. Farkımız bu”

SİVAS’TAN ÖTEYE GİTTİN Mİ?

Tags: , ,

kjm on Şubat 28th, 2009

CHP’li Kılıçdaroğlu, Kadir Topbaş’a iki gün süre verdi. Eğer Topbaş açıklamassa CHP bombayı patlatacak!

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile Kadir Topbaş arasındaki söz düellosu sürüyor. Kılıçdaroğlu, Topbaş’a Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı 23 şirketin bilançolarını açıklaması için iki gün süre verdi.

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu birçok kez çağrı yapmasına rağmen Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı 23 şirketin bilançolarını açıklamayan Kadir Topbaş’a seslenerek “Bu şirketlerin bilançolarını açıklaman için Pazar gününe (yarın) kadar vakit veriyorum. Açıklamazsan ben açıklayacağım” dedi.

MUHALLEBİ İŞİNİ GELİŞTİRSİN

İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın bazı basın kuruluşlarına gönderdiği, İstanbul’la ilgili projelerine ilişkin kılavuza da değinen Kılıçdaroğlu, “Açıklamalarım Topbaş’ı rahatsız ediyor. Konuşmalarımdan özet alıp mektup yollamasını çağdaş bulmuyorum. Oradan ayrılsın. Ne güzel kendisinin muhallebici dükkanı var. Muhallebi olayını geliştirebilir. O konuda daha iyi işler yapabilir” diye konuştu.

TOPBAŞ’A YÜKLENDİ

Türkiye Turizm Acenteleri Birliği’ni (TÜRSAB) ziyaret ederek TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy’la görüşen Kemal Kılıçdaroğlu, Kadir Topbaş’a çağrısını yineleyerek, Topbaş’ı İstanbul ile ilgili projelerini televizyonda tartışmaya çağırdı. Kimin vizyonunun daha geniş ve çağdaş olduğunun belirlenebileceğini belirten Kılıçdaroğlu, “İstanbul’a çağdaş bir opera binası projemiz var. Acaba sayın Topbaş operanın ne olduğunu biliyor mu? Hayatında hiç operaya gitmiş mi? Kaç tane müze gezmiş?” dedi. Topbaş’ın tartışma özgüveni olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Taksim ve Kadıköy gibi meydanların yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Bu alanlar trafiğe kapatılmalı turizme kazandırılmalı” diye konuştu.

TOPBAŞ CEVAP VERDİ

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Büyükşehir Belediyesi’ne ait 23 şirketle ilgili bilançoların açıklanmadığı takdirde Pazar günü kendisinin açıklayacağını söylemesine ilişkin, “Açıklasın, zaten becerdiği iş bu, hafiyelik” dedi. Topbaş, “Biz gerekirse onun gibi elli tanesini sıraya dizeriz. Ama biz işimizi yapıyoruz, işimize bakıyoruz” diye konuştu.

Tags: , ,

kjm on Şubat 28th, 2009

Kılıçdaroğlu’nun verdiği 2 günlük süre bugün doldu. Topbaş açıklamayınca o mikrofonun başına geçti ve yeni iddialarda bulundu.

İstanbul’un CHP’li Belediye Başkan Adayı Kılıçdaroğlu Ak Parti’nin adayı Kadir Topbaş’a iki gün süre vermiş “sen açıkla yoksa ben açıklayacağım” demişti. Bugün o süre doldu. Kılıçdaroğlu belediye şirketleri ile ilgili yeni iddialar ortaya attı.

 

Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

23 ŞİRKETİN BİLANÇOLARINI AÇIKLA DEMİŞTİM

“Sayın Kadir Topbaş 21.11.2006 tarihinde yer alan konuşmasında, ‘bütçemiz titiz bir şekilde İstanbullulara hizmet olarak sunulacaktır’ demiştir. Ama bu anlatım sözde kalmıştır. Belediyeye bağlı 23 şirketin bilançoları İstanbullulara açıklanmamıştır. Şirketlerin mali durumları kamuoyundan gizlemiştir.Sayın Kadir Topbaş’a İstanbullular adına bir çağrıda bulunduk. Topbaş açıklamadığı için 21 şirketin ticari karlarını-zararlarını ve borçlarını biz açıklıyoruz. Topbaş’ın verdiği sözü biz yerine getiriyoruz.

BELEDİYEYİ BORÇSUZ ALDI ŞİMDİ BORÇ 2 MİLYAR 63 MİLYON DOLAR

Topbaş, yaptığı bir söyleşide, Gürtuna’dan belediyeyi
borçsuz aldığını söylemiştir. 21 şirketin 31.12.2007 tarihi itibarı ile kısa ve uzun vadeli borçları, dolar kuru hesap alındığında 2 milyar 63 milyon doları bulmaktadır.

İDO’DAKİ 283 MİLYONLUK GİDER NEREYE YAPILDI?

İDO’nun hesaplarına bakıldığı 283 milyon 744 bin lira tutarında kanunen kabul edilmeyen gider söz konusudur. Bunu Topbaş’ın açıklamasını bekliyoruz.

2022 YILINA KADAR İPOTEK ALTINDA

 Borç alıyorsunuz, faizini ödemek için borç almak zorunda kalıyorsunuz. Bunun sonucu olarak ortaya bir başka tablo çıkmıştır.  Raylı sistem gelirler, emlak vergisi gelirleri, ilan asma bakım ücreti gelirleri, basın ve reklam vergisi gelirlerinin önemli bir kısmı 2022 yılına kadar ipotek altına alınmıştır.  İstanbullulardan toplanan vergiler harçlar kiralar kime ne için ve nasıl harcanmaktadır?

Tags: , ,

kjm on Şubat 28th, 2009

Erdoğan Diyarbakır’da DTP yüklendi, Baydemir’den cevap geçikmedi. Baydemir öyle bir vah çekti ki kulakları çınlattı!

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’daki mitingine halkın tepki vererek katılmadığını iddia etti.

 

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, DTP’li belediye başkan adayları ile birlikte Bağıvar Mahallesi’nde seçim çalışmalarına katıldı.

“VAH ERDOĞAN VAH”

Osman Baydemir Başbakan Erdoğan’ın “Tarım Bakanı çalışmıyorsa onu hesaba alırız” sözlerine atıfta bulunarak, “Sayın Başbakan siz ve kabinenizin tamamı çalışmıyor. 29 Mart’ta sizi ve tüm kabinenizi hesaba alacağız. Başbakan Erdoğan’ın gerçekleri manipüle etme yeteneğini daha önceden biliyoruz. Ama açıkçası Başbakan’ın bu kadar derinden ?ah’ çekme yeteneğinin olduğunu bilmiyorduk. Erdoğan derinden ‘Ah Diyarbakır ah!’ dedi. Biz de Diyarbakır halkı olarak yanıt veriyoruz, ‘Vah Erdoğan vah’” diye konuştu.

Baydemir, “Başbakan bölgeye, Diyarbakır’a pozitif ayrımcılık yaptığını söyledi, ancak yaptığı tek ayrımcılığı insanlarımıza gaz bombalarıyla saldırtmaktı. Gerilim yaratıp, mazlum olmak istiyordu. Ancak Diyarbakırlılar zalimlerin yüzünü gizleyerek mazlum rolüne bürünmelerini boşa çıkarttı. Bundan dolayı Diyarbakırlıları kutluyorum, mitinge gitmeyerek de tepkilerini gösterdiler” dedi.

Bağıvar Mahallesi’nde su sorununun kalmayacağını ifade eden Baydemir, Dicle Nehri üzerindeki tarihi On Gözlü Köprü’ye alternatif bir köprü yapacaklarını söyledi.

Tags: , ,

kjm on Şubat 28th, 2009

Erdoğan partisinin Mardin mitinginde MHP ve CHP’ye yüklendi. “Siyaseti bırakmaya hazırm” diyen Erdoğan’ın şartı ne?

Mardin’den Baykal ve Bahçeli’ye seslenen Erdoğan, “Eğer işsizliğe bir çaren varsa açıkla, o çareyi eğer yerine getirmeyen bir Tayyip Erdoğan varsa, ben siyaseti bırakmaya hazırım” resti çekti…

Başbakan Erdoğan, partisinin Mardin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada yine muhalefete yüklendi. İşsizlik konusuna değinen Erdoğan şöyle konuştu:

”Bakınız işsizlik Türkiye’de AK Parti iktidarının dönemi midir? Biz göreve geldik, Türkiye’de işsizlik oranı 10.7 idi. Şimdi ABD’den gelen bu dalga tabiki bizi de biraz rahatsız etti, bir iki puan arttı. ABD dört, beş puan, Avrupa’da hakeza öyle, hepsi buna tedbir almaya çalışıyor. Bunlar ortada iken kalkıp durmadan, ikide bir bunu gündeme getirmek, sadece bunun üzerinden siyaset yapmaktır.

Ben burada söz veriyorum; Sayın Baykal, Sayın Bahçeli. Şunu söylüyorum; Eğer işsizliğe bir çaren varsa açıkla, o çareyi eğer yerine getirmeyen bir Tayyip Erdoğan varsa, ben siyaseti bırakmaya hazırım. Eğer çözümün yoksa lüzumsuz yere konuşma. Zaten 29 Mart’ta boyunun postunun ölçüsünü alacaksın.” ”Bunlar Ankara’ya mahkum siyaset yaparlar. Hep seçimden seçime, televizyonlarda konuşur bu beyler. Mardin’e gel Mardin’e. Bak oy buradan çıkıyor”

Tags: , , ,