Yazinin Devami »

Tags: , , ,

kjm on Ağustos 25th, 2009

ogrenmeyeri.com

Her erkeğin hayatına giren kadınlarla ilgili korku hikayeleri muhakkak vardır.  Bir kadın tarafından aldatılmış yada yakın arkadaşlarından ayrılmış olabilir.

Çok geç olmadan bunu yapan kadınlara güvenilmeyeceğini öğrenmeniz gerekir. Peki bunu nasıl anlayacaksınız? Sizin için bu tür durumları belli eden işaret rehberi hazırladık…

Arkadaşlarıyla tanıştınız mı?

Eğer bir kadın sizinle fazla zaman geçirmeden ilişkiden kaçmak istiyorsa sizi arkadaşları ve ailesi ile tanıştırmaz. Çevresi ile tanışmanız ilişkinin uzayacağını belli eder. Arkadaşlar kişinin aynasıdır nede olsa.

Onu çevresi içinde gözlemleyin, ailesi ve arkadaşlarına karşı davranışlarını inceleyin. Yakın arkadaşlarına nasıl yaklaştığına bakarak güvenilirliğini kontrol edebilirsiniz.

Ona kolay ulaşabiliyor musunuz?

Onu aradığınızda bulabiliyor musunuz? yoksa saatlerce haber mi bekliyorsunuz? Son dakikada planlarınızı iptal ediyorsa, yada içinde bulunmadığınız organizasyonlara gidiyorsa bu kötü işarettir. Gün içinde yoğunluktan sizi arayamamış olabilir ama sizden birşeyler saklayıp planlar yapmaya başlıyorsa biraz korkun.

Eski sevgililer ile yakın ilişkiler

Ex aşklarıyla arası gayet iyiyse bu da geçmiş ilişkilerin kötü sonuçlanmadığının belirtisidir. Sevgilinizin eski aşklarıyla arasının iyi olması sizinde hoşunuza gitmeyecektir. Arası iyi olduğu halde eski sevgililirinden kötü olarak bahsediyorsa biraz şüphelenmekte yarar var.

Hiç yalan söylediğini yakalamadıysanız

Bazı insanların yalan söylemekte üstüne yoktur. En iyi yalan söyleyen kişiler bile hayatlarında birkez olsun yakalanırlar. Beyaz yalanlar belki sizi incitmeyecektir ama hiç yalan söylememiş olması durumu biraz gariptir. Yalan söylediğini size açıklaması güvenirliliğini en azından belirtir.

Zaman gösterecek

Bir kadına güven zamanla eşittir. Yaşadığınız deneyimler sonucu onunla ilgili kesin bir kanıya varacaksınız. Güven kazanmak zor iştir.

Tags: , , , , ,

kjm on Mayıs 8th, 2009

Seni SeviyoruM...!!!

Sen sahip olamadığım tek şeysin içimde.Hiç gerçekleşmeyen rüyalarım gibi
Belki de hiçbir zaman yakalayamayacağım bir umut ışığı…
İçimde gerçekleşmek isteyen her şey….Bir kıvılcım kalbimde….
Yanmak için sebep bekleyen!

Canım Askım...

Sen benim için mucize olan şeysin..Aklımı alacak kadar muhteşem
Kendimden olacak kadar acımasız…
Elimdeki kalemimsin içimi dökmeyi bekleyen
Görebildiğim kadar yakınAma tutamayacağım kadar uzaksın…
İçimdeki en güzel şey
Belki de gizleyebildiğim tek şeysin!!

Seni Seviyorum...
Bense
Sana yaklaşabilmeyi umut eden.. Ama yaklaşamayan her şey…..
Kendimi feda edecek kadar deli..Ama seni feda edemeyecek kadar aşık….
Her şeyi kaybetmeye dayanacak kadar kararlı
Seni kaybetmeye dayanamayacak kadar aciz….
Senin için her şeye karşı koyacak kadar cesaretli..Sana karşı koyamayacak kadar ürkek…
Her şeyine aşık olduğum
İçimdeki en güzel şeysin sen..!

SenSiziM

Tags: , , , , , , , , ,

kjm on Mayıs 5th, 2009

www.suspus.org

 

 

Her yıl mayıs ayının ikinci haftası tüm anneler için özel bir gündür. Bu yıl 10 Mayısta kutlanacak Anneler günü için hediye önerimiz olmayacak ya da başka birşey. Telefonlara gelen hazır mesajları bilirsiniz. İşte bunların Anneler Günü için olanlarını paylaşmak istedim. Burdan önce annemin daha sonra tüm annelerin anneler gününü kutluyorum. İyiki varsınız, siz varsınız diye biz de hala varız. Huzur dolu bir hayata :)

İşte Anneler Gününe Özel Hazır Kısa (Sms) Mesajlar:

  • Yeryüzündeki binlerce çiçek arasından en güzeli ve anlamlısı olan anneme,seni çookk ama çok çok seviyorum…en anlamlı günde yanında olabilecek olmak çok güzel…
  • Benim annem, canım annem. Sen benim hayatımın, en büyük varlığısın. Sensiz bir hayat düşünemiyorum senin varlığın, beni hayatta en mutlu eden şey. İyi ki varsın ve iyi ki benim annemsin, senin gibi bir annem olduğu için gurur duyuyorum. Anneler günün kutlu olsun annem…
  • Canım Annem, benim senin varlığın her şeyiyle bana hayat veriyor. Senin o sıcacık sevgin vazgeçilmez sıcaklığın her zaman beni ısıttı, hep nerde zorda kalsam bana bir çıkar yolu buldun karanlıkta kaldığımda ay gibi parlayan ışığım, soğukta üşüdüğümde içimi sıcacık ısıtan sevginle her zaman yanımda oldun. iyiki varsın iyiki benim annemsin senin gibi annem olduğu için Allahıma sonsuz şükürler olsun seni çok seviyorum. Can özüm biricik anacığım, anneler gününü canı gönülden kutlarım, ellerinden öperim… Anneler Günün Kutlu Olsun…
  • Annecim, biriciğim.. Sonsuz sevgini, bitmez tükenmez sabrını ancak anne olunca anlayabileceğim herhalde.. Seçme şansım olsaydı yine senin annem olmanı istedim.. SENİ ÇOOOOKK SEVİYORUMM… Anneler günün kutlu olsun!!!
  • Bu dünyadaki en güvenli sığınağım senin kucağın. Benim annem olman bu dünyadaki en büyük şansım. seni seviyorum annem.. annerler günü kutlu olsun annem.
  • Meğer dilimdeki ve beynimdeki en güzel kelime senin adınmış. Sana her seslenişimde ya acım diniyor ya da sevgim coşuyor. Anneler günü kutlu olsun canım annem
  • Sen hayatımın kutup yıldızı oldun. Nereye gidersem gideyim ışığının altında sevginle uyudum. Doğru yolu buldum. Seni seviyorum anne. Anneler günün kutlu olsun canım annem
  • Anneciğim, bir günümde değil her günümdesin. Annem olman dünyadaki en büyük şansım, iyi ki varsın. Anneler günün kutlu olsun
  • Fedakârlık, sevgi, sabır ve güzellik ne demek tarif et derlerse; annem derdim canım annem seni bir gün değil her gün çok seviyorum. Anneler günün kutlu olsun canım annem
  • Yüreğindeki sınırsız sevgi ve sabır için çok teşekkürler canım anneciğim… Anneler günün kutlu olsun!
  • Mesafeler uzak olsa da yüreğim hep seninle canım annem… Anneler günün kutlu olsun!
  • Sen varken ben yoktum. Sen açken ben toktum. Şimdi de, sonra da basımın tacı annem. Seni hep seveceğim benim canım annem.
  • Seni unutmadığımı bugünde bilmeni istedim. Anneler günün kutlu olsun dünyanın en güzel ve özel annesi…
  • Bir günümde değil her günümdesin. Her gün her saniye benimlesin. Her zaman bana destek oldun. Sen benim için çok özelsin. Anneler günün kutlu olsun…
  • Benim için her şeye katlanan, her zaman yanımda olan, değeri biçilemeyen dünyanın en güzel annesine… Anneler günün kutlu olsun canım annem…
  • Dün sana kızdıklarımı bugün ben yapıyorum Anne. Çünkü aslında senin küçük bir kopyanım. Umarım senin kadar sevgi dolu olurum, Anneler günün kutlu olsun canım annem…
  • Benim için her şeye katlanan her zaman yanımda olan değeri biçilemeyen dünyanın en güzel annesinin, anneler günü kutlu olsun…
  • Anneciğim, bir günümde değil her günümdesin. Annem olman dünyadaki en büyük şansım, iyi ki varsın. Seni çok seviyorum annem.
    Sen hayatımın kutup yıldızı oldun. Nereye gidersem gideyim ışığının altında sevginle uyudum. Doğru yolu buldum. Seni seviyorum annem.
    Eğer bana gözlerinle değil de kalbinle bakmış olsaydın, seni ne kadar sevdiğimi çok iyi anlardın… Anneler günün kutlu olsun canım annem…
  • Canım annem, sultanım… Aldığım son nefese yaşadığım son güne kadar ben sana sende bana aitsin annem. Anneler günün kutlu olsun sultanım.
  • Canım Annem benim senin varlığın herşeyiyle bana hayat veriyo senin o sıcacık sevgin vazgeçilmez sıcaklığın herzaman beni ısıttı hep nerde zorda kalsam bana bir çıkar yolu buldun karanlıkta kaldığımda ay gibi parlayan ışığım, sogukta üşüdüğümde içimi sıcacık ısıtan sevginle herzaman yanınmda oldun iyiki varsın iyiki benim annemsin senin gibi annem olduğu için Allahıma sonsuz şükürler olsun seni çok seviyorum can özüm biricik anacığım anneler günü canı gönülden kutlarım sevgi vede saygılarımla.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,

kjm on Mayıs 3rd, 2009

ANNEM
Ünlü bir yazar, annesi ile ilgili unutamadığı bir anısını anlatıyor.
Annemle ilgili bir anımı bir de annemin fotoğrafım istemişsiniz.
Annemin hiç fotoğrafı yoktu. 1926 yılında yirmi altı yaşındayken veremden ölen annem bütün yaşamında resim çektirmedi. Çünkü o zaman bizim ortamımızda yalnız, askerlik gibi resmi işler için erkekler vesikalık resim çektirirlerdi.
Annem ölüm döşeğindeyken ben okuduğum yatılı okuldan çoktan kaçmıştım; ama bunu annem de babam da bilmiyordu.
Ölümünden üç gün öncesinden, beni annemin yanına sokmuyorlardı. Ölümünden bir gün önceydi. Annemi yattığı odanın kapısından içerde konu­şulanları dinliyordum. Annemin şu sözlerini duydum;
— Oğlum yatılı okulda ya, artık gözlerim açık gitmeyeceğim… Oysa ben bir okul kaçağıydım. Parasız yatılı okuldan kaçmıştım.
Annemin bu sözlerini duyunca, ağlayarak evden çıktım. O zaman on bir yaşındaydım.
Ertesi gün de annem öldü. Sesi hep kulağımdaydı.
— «Oğlum yatılı okulda ya, artık gözlerim açık gitmeyeceğim..»
Okumamın tek nedeni annemin bu sözleriydi. Bütün hayatımda anne­min duyabildiğim bu sözleri kulağımdan hiç eksilmedi. Hep onun bu sözleri­ni düşündüm. Yalnız bunun için okudum, okula gitmenin yollarını aradım. Onun sözleri beni kamçıladı. Yoksa, okul kaçkını on bir yaşındaki ben, bir daha hiç okula gidecek değildim. Beni okula göndermeye zorlayacak kimse de yoktu, yoksulduk.
Bugünkü kişiliğimi, anneme, özellikle annemin duyduğum son sözlerine borçluyum.

ANACIĞIM

—Anneme ve bütün annelere—
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Kaç geceler bana ninni söylerdi
Hasta olunca oydu başucumda bekleyen
Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim, hemen
Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi.
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Uzun kış geceleri masal masaldı
Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar
Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar
Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı.
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı
Akşam biraz geciksem yollara düşerdi
Sokağa çıkarken «Yavrucuğum üşütme» derdi.
Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı.
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Bilirim yine kalbinde yerim anacığım
Selam sana Anneler Günü İstanbul’dan
Yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan
Vefalı ellerinden öperim anacığım.
Ümit Yaşar oğuzcan

GÜZEL SÖZLER
· Ana sevgisi bütün sevgilerin kaynağıdır.
· Ana evin direğidir.
· Anne, sevgi kaynağıdır.
· Her şeyin hakkı ödenir, ana hakkı ödenemez.
· Ana gibi yar olmaz.
· Cennet anaların ayağı altındadır.
· En çabuk kabul olan dua, annenin duasıdır.
· Kadınlar zayıftır ama, anneler güçlüdür.
· Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.
· Anneler, çocuklarıyla ilgili her şeyi görmeseler bile, kalpleriyle hissederler.
· Bana, okuduğum kitapların en güzelini sorarsanız, söyleyeyim; Annemdir.
· Anaya borç tükenmez.
· En değerli armağan sevgidir. Annenize sevginizi veriniz.
· Dünyada her güzel şey kadının (ananın) eseridir. (Atatürk)
· Kızlarını (geleceğin analarını) okutmayan milletler, oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmiş demektir. (Atatürk)

Tags: , , , , ,

kjm on Mart 29th, 2009

Neden hep yanlış insanlara aşık oluruz?
Yanlış insanlara aşık oluyoruz çünkü kafamızın içinde “doğru insan” diye bir kavram var. Zihnimizde belli ölçülerden, daha doğrusu kalıplardan meydana gelen bir şema oluşturuyoruz. Durmadan hayatımızın erkeğini/kadınını arıyoruz ve onu bulma konusunda oldukça sabırsız davranıyoruz. Ayrıca kabul edin ki, aşk söz konusu olduğunda yasakların ve engellerin ayrı bir çekiciliği oluyor. İmkansızlık aşka bambaşka bir lezzet katıyor. Biz de aslında içten içe bu imkansızlığı yaşamaktan hoşlanıyor, bunun içimizdeki tutkuyu arttırmasına göz yumuyor, bir yandan da bir türlü düzenli ve uzun bir ilişki kuramamanın acısını çekiyoruz.

Aşk, her zaman fedakarlık mı demek?
Tabii ki hayır. Bir tarafın diğeri için kendini hiçe sayması aşk değildir. Aşk iki kişilik bir egoizm ve aslında insanın tamamen kendi egosunu tatmin etmek, ruhunu doyurmak, kalp çiçeğinin suyunu vermek için yaşamaya ihtiyaç duyduğu bir süreç. Fakat bu egoizmi olumsuz anlamda ele almamak gerek. Birbirine aşık olan iki insanın ilişkileri, bir yönüyle dünyanın geri kalanına kapalıdır. Onların kendilerine özgü bir dilleri, bir iletişim biçimleri, bazen etraflarındaki hiç kimsenin, en yakınlarının bile içine giremediği bir dünyaları vardır. Aşkın egoist yanı sıradan bir bencillikten çok, bir kabuğuna çekilmişlikten ve mahremiyetten kaynaklanır. Ancak bir tarafın kendini parçalaması ve diğerinin bundan faydalanması aşkın değil, tek yönlü bir bağımlılığın işaretidir.
Aşk filmlerinin hayatımızdaki önemi nedir?
Özellikle kadınların zaafı sayılabilecek bu filmler, aşkı daha iyi algılamak üzere gözümüzü açmamızı sağlar. İçimizdeki yoğun duyguya karşı olan güvenimizi arttırır. Aşk filmlerine çok meraklıyız çünkü bizi zaman zaman ümitsizliğe, kuruntulara, endişelere, korkulara, acı çekmeye ve yenilgiye sürükleyen bu hissin bir anlamı olduğunu tekrar tekrar görmemiz gerek. Beyazperdede bu duygu her zaman daha basit görünür ve bu basitlik bizi içine girdiğimiz açmazlardan biraz olsun çıkarır.
İlişkinin özellikle tehlikeye girdiği zamanlar var mı?
İlişkiye üçüncü bir kişinin girmesi -ki bunun mutlaka başka bir kadın ya da erkek olması gerekmez- aşkı en çok tehlikeye sokan durumdur. Bunun en güzel örneği çocuk sahibi olmak… Aşkın var oluşuna katkıda bulunan o özgürlük duygusu bir anda biter ve çiftin üzerine artık bir aile olmanın sorumlulukları yığılır. Eğer birbirine aşık olan iki insan ilişkileri süresince zor durumlarla başa çıkmayı öğrenememişler, kendilerini bu konuda geliştirememişlerse, bu yeni yaşam biçimi onları birbirlerini kırmaya iter ve aşklarının tartışmalar, gerginlikler, yıpranmalar, sinir krizleri ve isyanlar arasında yitip gitmesine neden olur.
Aldatsa bile sizi seviyor mu?
Erkekler için evet… Bir erkek birlikte olduğu kadını çok sevip yine de aldatabilir, çoğunlukla da cinsellikten kaynaklanan sebeplerle… Kadınlar aldatma olayına farklı amaçlarla, planlı programlı girerler. Çoğunlukla da bunu birlikte oldukları erkekten intikam almak için yaparlar. Kadının içinde sadakat duygusuna yer olmayan bir aşk yaşaması, çok daha düşük bir ihtimaldir.
İnsan bir aşkı telefonunda bitirebilir mi?
Bitiremez, bitiriyorsa da yaşadığı şeyin aşk olmadığından emin olabilir. Eğer bir insanı sevmiş ve onunla bir dönem hayatı paylaşmışsak, içimizdeki tutku fırtınası dindiğinde bile o güzel günlerin hatırına en azından gözlerinin içine bakarak ve bir açıklama yaparak ayrılmayı ona borçlu olduğumuzu hissederiz. Yani bir erkeği/kadını mesajla başınızdan atıyorsanız, bilin ki ona hiçbir zaman aşık olmamışsınızdır.
Aşkın ne kadar yakınlığa ve uzaklığa ihtiyacı var?
Birbirini tek bir bakışla anlayacak kadar yakın ve bir birey olarak var olmaya devam edebilecek kadar uzak… Aradaki sınır oldukça incedir ve pek çok çift bu sınırı tutturmayı beceremez. Ya ilişkileri yeterince derin değildir ya da tam tersine artık birleşip tek bir varlık haline gelmiş, kişiliklerini kaybetmişlerdir. Oysa aradaki mesafenin doğru tayin edilmesi durumunda aşkın ömrü çok daha uzun olur.
Aşkla ilgili en büyük yanılgılar neler?
Çoğumuz onu avucumuzun içine alıp kontrol edebileceğimizi, isteklerimiz doğrultusunda yönlendirebileceğimizi ve istediğimiz zaman atabileceğimizi sanırız. Çok beğenme, hoşlanma ve etkilenme gibi duygularımızı hemen aşkla karıştırırız. En büyük yanılgılarımızdan biri ise şudur: Hayatımızın bazı dönemlerinde şefkate, ilgiye, sıcak bir dokunuşa o kadar büyük bir özlem duyarız ki, karşımıza çıkan ilk erkeğe aşık olduğumuzu sanırız. Aslında içimizdeki his sevmekten çok, sevmeyi sevmektir.
“Midenize inen yumruğu” biyolojik olarak açıklaması yapılabilir mi?
Hem de kolayca… Aşık olduğumuz sürece kanımızda phenyiethylamin yani aşk hormonu vardır. Ancak zaman içinde bu hormonun seviyesi düşer, ilişkinin ileri aşamalarında aşk, kimyasal etkisini kaybeder ve midede uçuşan kelebekler bir sonraki aşka kadar tarihe karışır. Ancak eğer bu ilk heyecanın yerine karşılıklı güven, şefkat, anlayış, saygı ve dostluktan oluşan bir karışım koyabilmişsek, aşk sevgiye dönüşür ve bu sevgi bir ömür boyu bile sürebilir.
Neden bazılarımız ard arda ilişkiler yaşarken bazılarımız aşık olmakta bu kadar güçlük çekiyoruz?
Bir insan aşık olmakta zorlanıyorsa bunun farklı sebepleri olabilir. En klasik sebep, kişinin daha önce yaşadığı ilişkilerden kaynaklanan güvensizliği ve karşı cins hakkındaki olumsuz yargılarıdır. Bunun dışında bir de aşkı her yönüyle yaşayamayanlara, daha doğrusu yaşamaktan keyif almayı beceremeyenlere rastlanır. Bunlara “aşka kabiliyeti olmayanlar” diyebiliriz. Ne kendileri o sihirli sinyalleri gönderebilirler, ne de gönderilenleri alabilirler. Bir de aşkın beraberinde getirdiği zorluklardan kaçan ve kişisel mahremiyetinin azalmasından korkanlar vardır. Kendi kendilerine yeten bu insanlar daha seçici davranırlar ve bulundukları herhangi bir ortamda aşk arayışına girmezler. Yani olaya mantık yönünden bakmayı tercih ederler

 

 

 

 

 

 

 

 

Tags: , , ,

kjm on Mart 29th, 2009

Havadaki ihanet kokusu

Erkek arkadaşının seni aldattığından şüpheleniyorsan, gerçeği öğrenmek için bir dedektife ihtiyacın yok! Zaten o, davranışlarıyla kendini ele verecektir.

Gazetelerin üçüncü sayfaları ve magazin programları aldatma haberleriyle, diziler, filmler atlatma sahneleriyle dolup taşarken; en güzel kadınlar, en yakışıklı erkekler aldatılırken, insan ister istemez düşünüyor, ‘Ya ben de altatılıyorsam’ diye… Sonra da en ufak bir şüphe, koca bir soru işaretine dönüşüveriyor ve arkası çorap söküğü gibi geliyor: ‘Acaba beni aldatıyor mu?’, ‘Eğer aldatıyorsa kiminle?’, ‘Onda bende olmayan ne var?’, ‘Çok mu güzel bir kız?’, ‘Küçük bir flört mü acaba, yoksa artık beni hiç mi sevmiyor?’, ‘Pişman olmuş mudur?’ ? Eğer sen de bu sorulara cevap aramaktan sıkılıdıysan, içindeki şüpheyi gerçeklerle yüzleştirmek istiyorsan, tek yapman gereken erkek arkadaşındaki değişimleri izlemek! İşte aldatan bir erkeğin gönderdiği sinyaller…

* Aldatan erkeklerde ilk gözlenen değişim, davranış değişikliğidir. Nasıl mı? Seninle alışveriş yapmaktan nefret eden kişi gidip de, yerine hiçbir isteğine itiraz etmeyen biri geldiyse, aman dikkat! Birden bire anlayışlı bir erkeğe dönüşmesinin ardında başka sebepler olabilir.

* Aldatan erkeklerin yaşadıkları suçluluk duygusunu azaltmak için, birer Noel Baba’ya dönüştükleri yıllardır bilinen bir gerçek. Eğer erkek arkadaşın sana özel günler haricinde de hediyeler almaya başladıysa, her buluşmanıza elinde çiçeklerle geliyorsa dikkat!

* Her şeyini çekinmeden sana anlatan erkek arkadaşın gizemli davranışlarda bulunmaya başladıysa, şüphelenmekte pek de haksız sayılmazsın. Örneğin maillerinin şifresini sana kendisi söylediği halde aniden değiştirdiyse, cep telefonunu senden köşe bucak kaçırıyorsa, sen arkanı döner dönmez telefonla konuşmaya, mesajlaşmaya başlıyorsa şüphelerinde haklı olabilirsin.

* Sürprizlerine eskisi kadar sevinmemesi de şüpheli davranışlardan biri olabilir. Örneğin, okuluna yaptığın sürpriz ziyaretlere eskiden çok sevindiği halde artık seni görünce yüzü donuk ve mutsuz bir ifade alıyorsa, okulundaki başka bir kıza ilgi duyuyor olabilir.

* Sana eskisi kadar ’seni seviyorum’ demiyorsa ve bunu söylerken gözlerini senden kaçırıyorsa da dikkatli ol!

* Ortada hiçbir şey yokken, sudan sebeplerle kavga çıkarıyor, sonra da çekip gidiyorsa, ilişkinizde ters giden bir şeyler var demektir.

Tags: , ,

kjm on Mart 29th, 2009

ERKEKLERİN KADINLARDA EN ÇOK BEĞENDİĞİ ÖZELLİKLERİN NELER OLDUĞUNU MERAK EDİYORSANIZ BU YAZI TAM SİZE GÖRE…

Erkeklerin beğenilerinin karmaşık olduğunu düşünenler çok yanılıyorlar. Klasik erkek davranışları göz önünde tutularak oluşturulan ‘Onları mutlu eden 10 özellik’ listesi, standart erkek profili hakkında size daha çok bilgi verecek ve belki de artık ‘Niye beni değil de onu seçti’ demekten kurtulacaksınız!

Çekicilik
Bir erkeğin sizi fark etmesini sağlayan ilk nokta dış görünüşünüzdür. Onu etkilemeniz için gereken ilk şey de haliyle biraz çekiciliktir! Bunun için olağanüstü bir çabaya gerek yok. Bakımlı ve kendinden emin bir ifadeye sahip olmanız, sizi yeteri kadar çekici kılacaktır çünkü… ‘Kendinden emin’ tanımını kesinlikle ukalalık ya da havalı davranmak olarak algılamayın. Mesela aranızda kendinizi ifade etmenizi engellemeyecek kadar mesafe bırakın. Gizemli durmanızda ve her şeyi apaçık konuşmamanızda yarar var.

İdeal vücut
Karşınızdaki erkeğin sizde ikinci olarak dikkat edeceği şey vücut hatlarınızdır. Göğüsleriniz, kalçanız ya da boyunuzun uzunluğu onu cezbedebilir. İdeal vücut hatları olarak yorumladıkları 90-60-90′a yaklaşabiliyorsanız, zaten birçok rakibinizi geride bıraktınız demektir. Ancak unutmayın ki bazı erkeklerde ideal vücut anlayışı değişir. Kısa boylu, küçük göğüslü ya da çok uzun boylu olmanız tercih sebebi olabilir; o da sizin şansınıza kalmış!

Güzel bir yüz
Sıra geldi yüzünüze… Tanıştığınız erkeğin yavaş yavaş incelemeye başladığı yüzünüzün doğal bir güzelliğinin olması, gözlerinizin, kulaklarınızın ve burnunuzun yüzünüzle orantılı olması, sizi bu elemeden geçirecektir. Gözlerinizin ve dudaklarınızın güzelliği, bu aşamada ayrı bir önem taşır. Dudak kalınlığınız, konuşurken kullandığınız mimikler, gözlerinizin iri ya da ufak olması yine tercihleri etkileyecektir.

Tutku
Bunca adımdan sonra partneriniz sizden tutku ve şehvet de bekleyecektir. Kendisine pozitif yaklaşmanız, birlikte olduğunuzun her anı keyifli kılmanız iyi olur. Bu şartlar altında yanınızdaki erkek, en mutlu erkek sayılabilir.

Saygı
Diğer hemcinslerinin yanında onu küçük düşürecek şakalar yapmanız büyük dezajantaj! Erkekler böyle bir hareketi saygısızlık olarak yorumlar. Gözündeki değerinizin azalmasını istemiyorsanız, ona başkalarının yanında saygılı davranmalı, hatta arada bir pohpohlamalısınız.

Espri anlayışı
Karşınızdaki erkeğin yüzünü güldüren her şeye iyi bir tepki vermelisiniz. Eğer çok şakacı bir insan değilse, zaten bu kadar gülümsemesine saygı göstererek sizin de gülmeniz bir jesttir. Hele de yaptığı kötü esprilerde bile ona iyi tepkiler vermeniz, kendisini yanınızda rahat hissetmesini sağlayacaktır. Eğer güldüren kişi sizseniz, arkadaşlarının en sevdiği insan olabileceğinizden sizi asla yanından ayırmayacaktır.

Zeka ve kendine güven
Zeki kadın genellikle erkekler için problemdir, ama bu sadece kısa süreli ilişkiler için geçerlidir. Eğer karşınızdaki erkek uzun süreli bir ilişki arayışındaysa, zeki olmanız ve kendinize güvenmeniz sizi daha çekici kılacaktır.

Dürüstlük ve güven
Karşınızdaki adamın uzun süre yanınızda olmasını istiyorsanız, önce ona güvenmeli ve kademeli olarak dürüst olmalısınız. Bu kelimeden kasıt, eskide kalan ilişkilerinizi ve kötü anlarınızı ilk günlerde anlatmamak, birbirinizi tanıyıp ne kadar güvenebileceğinizi anladıktan sonra aşama aşama paylaşmaktır. Erkek kendine güvenen ve dürüst bir kadınla birlikte olmaktan mutlu olacak, hatta size söylemese de sizinle gurur duyacaktır.

Altın gibi bir kalp
Erkeklerin kötü günlerinde kadınlar genellikle gündelik planlarını uygulamaya devam ederler. ‘Ne, neden, niçin, neyin var’ gibi soruları kullanmadan kendilerini anlayacak bir kadına ihtiyaç duyan erkekler, böyle birini bulduklarında ise asla bırakmak istemezler.

Ve tabii ki aşk!
Bazı erkekler ilk üç maddede mutluluğu yakalarken, çoğu erkek ise aşk arar. Kendisine sadık, çekici, tutkulu, güzel, güvenilir, şefkatli ve en önemlisi kendisine aşık bir kadın bulduklarında, aradıkları mutluluğu bulmuş olurlar. Ancak bunların hepsinin bir arada bulunduğu bir kadın bulmak oldukça zor olduğundan, genellikle karma 5 şık ile uzun süre hayatlarına devam ederler!

Tags: , , , ,

kjm on Mart 29th, 2009

Ayrılık Acısı Nasıl Geçer? Ayrılık! Bütün acılardan daha derin izler bırakan, insanı içinden yiyerek tüketen, kalbimizde bıçak yarası gibi izler bırakan o duygu! Ayrılık acısına ne tıp, ne başka bir sektör çare bulamadı. Yaşanmadan, tüketilmeden kaybolmaz, ölüm sonrasında tutulan yas gibidir. Ayrılık acısını geçirmenin tek bir yolu vardır, zaman! Ayrılıkların ardından oluşan genel düşünce şudur: “Bir daha asla!” … Kimseyi böyle sevemeyeceğimizi, onun yerini başkasının dolduramayacağını ya da tam tersi bir etki olarak, aşkın olmadığını, sevgilerin sahte olduğunu, hepsinin bir yalan olduğunu düşünürüz. Başka bir erkeğin bize dokunması aklımızın ucundan bile geçmez. Bu tarz düşüncelere o kadar inanırız ki, kim ne derse desin kar etmez. Bu anlattığım genel olarak bir ilişkinin ardından ortaya çıkan düşüncelerdir. “Aman, biri giderse öteki gelir” gibi söylemler ise, dışardan bakan göze şunu anlatır: Ya ortada gerçek anlamda bir aşk yoktur; ya da kişi acısı ile baş etmenin yolunu inkarla bulmuştur. İlişkinin bitmesiyle beraber insanlar çeşitli ruh hallerine bürünürler. Bunların başında depresyon gelir. Yalnız kalmak ihtiyacı, hayattan zevk almamak, umutsuzluk, pesimistlik, etrafındakilere tahammül edememe, uyumak isteği, karanlık odalar, normal yemek düzenin değişimi gibi bir çok etki görülür. Bu durumda kalan ister siz olun, ister bir yakınınız; biraz böyle yaşamasına müsaade edilmelidir. Ancak süre çok önemli, inzivaya çekilerek geçebilecek süre en fazla 1 haftadır. Eğer bu zaman aşılmışsa, duruma müdahale etmelisiniz. Bu ilk seviye en ağır olanıdır ve en çok can acıtanı… İlk haftadan sonra öz disiplininizi devreye sokun ve istemeseniz de biraz gün ışığına çıkın. İkinci seviyenin olmazsa olmazı dostlardır. Özellikle arkadaş değil dost diye yazdım, çünkü bu sürece tahammül karşı taraf için zordur ve buna ancak dostlar dayanır. Bu seviyede, etrafındakiler beyaz bayrak sallayana kadar konuşacaksın. İlişkini, aşkını, yaşadıklarınızı, kızgınlığını, bilmem kaçıncı defa anlatıp, rahatlamak gerekir. Bu da tüketmenin bir yoludur. Ayrıca bu seviyede resimlere bakıp ağlamak, sessiz telefonlar açıp sesini duyup kapatmak, ortak tanıdıklardan onunla ilgili bilgiler almaya çalışmak, aşk filmleri seyrederek böğüre böğüre ağlamak mübahtır. Üçüncü seviyeye gelen bir ayrılık mağduru, artık sosyal hayatın biraz farkına varmaya başlar. Karşısındaki konuşurken çoğu zaman gerçekten dinler, arada bir yine akıl sevgiliye kayar ama bu çok önemli değildir. Üzüntü, yerini özlem, kızgınlık ve sevgi arası karmaşık bir duyguya bırakır. Bu seviyede en sık rastlanılan durum, hesaplaşmadır. Kişi, ilişkisini, sevgilisini, anılarını, geçen zamanı, emeklerini tekrar düşünür ve bir muhasebe durumu oluşur. İşte bu, tehlikeli sürecin başladığı andır. Yüzleşme sürecindeki kişi birkaç çözüm bulur. İlk akla gelen ise, intikamdır. Bu dönemde yapılmaması gereken hareketler arasında, intikam için başka biriyle yatmak, onun arkadaşlarından birisini gözüne kestirmek gibi davranışlar gelir. Bunları yapmak o an içinde muhteşem ve işe yarar bir buluş gibi görünse de, (emin olun sizden önce çok kişi denedi..) daha sonraları derin izler bırakan pişmanlıklara dönüşme ihtimali çok yüksektir. Ayrıca alışverişe çıkmak, hayata yön verecek önemli kararlar almak, bağımlılığa sebep olacak nesnelere sığınmak gibi davranışların da üstüne kırmızı ve büyük bir çarpı koyuyorum. Bunların dışında, çok karşılaşılan ve eski sevgiliyi etkileyeceği düşünülen birkaç hamleyi de açıklamam gerekiyor. Mesela, gideceğine emin olduğunuz mekanlara başka bir erkekle giderek, çok eğleniyormuş gibi tüm gece şuh kahkahalar atmak; bir arkadaşınız vasıtasıyla asparagas haberler yaymak (çok hasta, kanser oldu, evleniyor vb..), karşılaştığınızda normalde davranmayacağınız gibi davranmak; bunlar eski sevgiliye karşı sizi sadece komik duruma düşürür. Daha da önemlisi, “iyi ki ayrılmışım, baksana neler yapıyor” şeklinde bir cümle kurmasına sebep olur. İlk üç seviyeyi başarı ile atlatan kişi, bundan sonra kendini yavaş yavaş toparlayacaktır. Ne kadar zamanda unutulacağı, ilişkinin uzunluğuna, yoğunluğuna, paylaşımlara ve en önemlisi gidenin yerini dolduracak, hatta onu aşacak niteliklere sahip birinin karşımıza çıkmasına bağlı olarak değişecektir. Anlattıklarım genel olarak karşılaşılan davranış biçimleridir. Bunun dışına çıkabilecek milyonlarca örnek bulunabilir fakat ne olursa olsun, yazının başında söylediğim herkes için geçerliliğini koruyacaktır. Ayrılık acısını geçirecek tek şey vardır: Zaman!

Tags: , , , ,

kjm on Mart 29th, 2009

Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum,seninle konuşuyorum.. Bugün..sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım,sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum.. Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda…
Bir ihtimal gelişine sığındığımı fark ettiysem de, engel olamadım gurursuz ama umutlu hasretine.. Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum, imkansız olan her rüyaya inanmak geliyor… Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum.. Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum.. Bende olan seni,hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum…

İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum! Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı.. Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında.. Isınabilmek için onlara sarılıyorum…
Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum… Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı…
Belki de görmeyi istemek gerekiyordu.. Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini..kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma… Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş itiraf etti sonunda… Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil…
Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi, dokunacaktım, sarılacaktım.. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de hiç niyetin yoktu aslında… Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum..
Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor… Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana….Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde,gecede, uykumda….Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi…
Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda değilsin kii……?
Göz yaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana….

Gittin! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım..Ayak uyduramadım yorgunluğuna Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım..
Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın, dokunuşlarında kendini bulan.. Ama! En çok da imkânsızın oldum…

Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum.. İnanamadığın, Yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum.. Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan göz yaşların, birikmişliğin oldum……
Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum… Hak etmediklerin, artık yeter dediklerin ve her şeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum… Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum?
Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim..!
Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim?

Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk… Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini, öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum… Seni halen benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum…
Gittin…! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi.. Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak…

Söylesene unutulmak kime yakışıyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor …

Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor…… Görüyorsun işte, aşk a ve sana ihanet etmiyorum..
Benim kırgınlığım aşka…. Sen üstüne alındın..

Tags: , , , ,